Anasayfa
Besmele ile...
Selam İmam Hatiplim
İsrail'i Boykot Ediyoruz!...
Ehl-i Direnişe İthafen!...
Tefsir !...
Ümmet ve Direniş
Din ve Çevre
=> I. Şehirleşme
=> Asr-ı Saadet'te Medine
=> Nebî'nin Medine Sevgisi
=> II. Yerleşme
=> Korular, Boş Alanlar
=> Mezarlar
=> Güvenlik Alanları
=> Sular Ve Kuyular
=> Çarşı, Pazar Ve Meslekler
=> Yollar Ve Sokaklar
=> Binalar
=> Sonuç
Hüsn-ü Hat
İlahiler ve Ezgiler
Hadis-i Şerif
Peygamberler Tarihi
Kutsal Emanetler!...
Sahabeler ve Tabiin
Hanım Sahabeler
Kur'an-ı Kerim Dinle
Kur'an-ı Kerim Meali
Esma-ul Hüsna
Veda Hutbesi!...
Bize Ulaşın-İletişim
Ziyaretçi Defteri
 

http://www.rizeihla3-a.tr.gg

Sonuç

Çevre sorunları bütün canlıları ve insanları tehdit eden boyutlara gelmektedir. Müslümanlar inançları gereği olarak da çevre sorunlarına duyarlı olmak zorundadırlar. 
Çevre sorunlarına duyarlı insanlar yetiştirmenin yollarından biri onları inançlı bir şekilde eğitmektir. Sadece menfaatini düşünen bir insanın başkalarının veya diğer canlıların zarar görmesinden rahatsız olması beklenemez. 
Çıkarcı insanlar, başkalarının sırtına basarak, kendi dışındaki bütün imkânları sömürerek yükselmek isterler. Ekolojik dengeyi korumak nasıl önemli ise, insanlardaki vicdanı dengenin veya diğer bir ifadeyle oto-kontrol sisteminin de korunması o derece önemlidir.
Kâinat insanoğluna emanettir. 
Allah her şeyi düzenli yaratmıştır. Onun yaratmasında herhangi bir boşluk yoktur. O herkese ve her canlıya yetecek miktarda nimetlerini dağıtmış ve bol bol ihsan etmiştir. 
İsraf edilmediği takdirde dünyanın ve evrenin nimetleri tükenmeyecektir. İslam, insanın, insanla, insanın, diğer canlılarla, insanın çevresiyle, insanın toplumla ve insanın yaratıcısıyla ilişkilerini çok önemli saymıştır. Bu nedenle her bir insan ve her mümin, İslam inancına göre elindeki nimetlerden sorumludur ve bunlardan sorguya çekilecektir. 
Emaneti en güzel şekilde gelecek sahiplerine devretmek insanlık görevidir.

İnsanca ve en güzel ahlakla yaşamış olan Hz. Peygamber, aldığı risalet emanetini yerine getirmek doğrultusunda başta kendi üzerine düşen görevi en mükemmel şekilde tamamlamıştır. 

O, Allah’ın insanlara yüklediği misyon bilincini, arkadaşlarına aşılamış, çevresini gelecek olan nesiller için hazırlamış, emanetleri ehline vermek suretiyle zayi olmasının önüne geçmiştir.
 Temizlik, nizam, estetik, zarafet ve nezakette en ileri seviyeyi yakalayan altın bir nesil yetiştirmek suretiyle, kendisiyle ve çevresiyle barışık bir toplum tesis etmiştir. Böyle bir toplum her işinde ve her eserinde hakkın rızasını aramış, insanların, hayvanların ve diğer bütün canlıların haklarına riayet etmeyi vazife telakki etmiştir. Bunun neticesi olarak yaşadığı çevreyi koruyan, suyu, havayı, yiyecek ve içecekleri ve her türlü enerjiyi israf etmeyen duyarlı bir nesil oluşturmayı hedeflemiştir. Çevre ve enerjinin korunabilmesi için bu duygulara sahip daha çok insana ihtiyaç bulunmaktadır.

Hz. Peygamber’in öğretileri ve yaşayarak gösterdikleri doğrultusunda yetişen Müslümanlar, bedevi hayat yerine şehirleşmeyi öne alan medenî bir yaşantıyı tercih etmişlerdir. 
Toplum olma ve toluluk kuralarına uymanın yanı sıra, diğer canlılara ve çevresine Allah rızasını gözeten, iyi niyet ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde yaklaşmayı esas almıştır. Ben ve öteki yerine Allah’ın bütün nimetlerinin kendisine emanet edildiğinin bilinci içersinde olmuştur. 
Bu ölçüler doğrultusunda cami merkezli bir yerleşim fikrini geliştirmiş, şehir ve kasabalarında yerleşim ve mimariye hep bu düşünce damgasını vurmuştur.


Bugün 1 ziyaretçi (1 klik) kişi burdaydı!
 





----
İsraili boykot --- Kardeş Site ----
 
Selam İmam-Hatiplim - Memet Emin Ay

Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol